11 Ağustos 2013 Pazar

AZİZ DOSTUM

Suskunluğum git deme şeklim değildi ya neyse..
Denklanşöre basan hafızam ,suratının en son halini tab etmekte meşguldür.O sıralar yoğundur.Veda merasimi hürmetine, siyah ciğerleri balon şişirir,bir gece yarısı kadıköy sokaklarında idam edilmek üzere...Bankların üzerine şiirler yazar,içinden şarkılar söylerken.
Hoşçakallı her cümleyi eğlendirir o.Öyledir o.
Vedalar her daim hüzünlü , hüzün pürüzlü ,pürüz lanet birşeydir aziz dostum.Çorbada sinektir,Mide bulanmaz zira kanatlarından içememektir.
 Hoşçakal diyorsa biri birine ,
Yanardağlar lav püskürtmekte,bir kara parçası suya gömülmekte,çocuk şekerini yere düşürmekte,akşam sefası gündüz açmaktadır.
Paralel evren de hüzünlü ne varsa olmaktadır.Bildigin gibi hiç öyle kolaydeğildir hani.
Belki vasıta kaçırırsın,Belki benzinin biter,Gezgeçlerin nasırlaşır.
Ama bir gün geç saatlerde dahi olsa 
Dön evine aziz dostum!Hoşçakal demeler,hoşçakal-ma sakınlardırBeni hatırla demelerdir.
Başka yolumuz yok madem,dağlara uzayalım incedenlerdir. Can kardeş tanrıya emanet olsun....Mebrurendir.Mecburiyettendir. 
Herşey  Hiç'e .Yani anlıyacağın,
Hoşçakaldır...






3 yorum:

deeptone dedi ki...

hemen çabuk unutmak lazım böle durumları.
:)

The Merika dedi ki...

DEĞERLİYSE ZAMAN ALIR :)

hasret senfonileri dedi ki...

Gelip gidip okumaya başladım yazdıklarını.. adamı düşündürenden çok, adamı savuran yazılar daha hoşuma gitmeye başladı.. aslında savrulduğum yerde yine düşünmeye başlıyorum o ayrı!
İnce dokundurmalarını gizlesen de buluyorum haberin olsun :))